Burun ameliyatı yaptıracaklara uyarı – Sıhhat Haberleri

04.07.2022 23:00 Haber Deposu: İHA Son dönemlerde çeşitli tıbbi sıkıntılar kimi zaman de güzel duyu kaygılar sebebiyle meydana getirilen ultrasonik rinoplasti operasyonları, burnu tekrardan şekillendirme ve bununla beraber fonksiyonlarını düzeltme ameliyatları olarak geçiyor. Bu yöntemle burun kemiği kırılmadan, dokulara zarar verilmeden, ses dalgaları kullanılarak ameliyat gerçekleştirilmektedir. Op. Dr. Ertuğrul Kibar, “Ultrasonik rinoplasti ameliyatlarında, elektrik akımı ultrasonik ses dalgalarına çevrilir. Bu ses dalgalarıyla burun kemiği kırılmadan, dokulara zarar verilmeden hasta ameliyat olur.
Operasyon sonrasında burun içinde ve yüzde morluk ve şişlik oluşma ihtimali azalır” dedi. Meydana getirilen ameliyatlarda burnu güzel duyu ve işlevsel açıdan daha iyi hale getirmeyi amaçladıklarını belirten Op. Dr. Kibar, “Bu yöntemle meydana getirilen rinoplasti ameliyatlarında amaç; burnu güzel duyu ve işlevsel açıdan daha iyi hale getirirken, hastaya daha avantajlı bir ameliyat sonrası dönem sunmaktır. Ultrasonik Rinoplasti çoğu zaman 18 – 40 yaş arasındaki genç erişkinler tarafınca talep edilen, 60’lı yaşlara kadar başarı ile uygulanabilecek bir ameliyattır. Burun estetiğinde iki ana cerrahi yaklaşım mevcuttur. Kapalı (endonazal) ve açık (eksternal) yaklaşım. Kapalı yaklaşımda tüm cilt kesileri burun içinden yapıldığı için ciltte yara izi oluşmaz. Açık yaklaşım; getirmiş olduğu avantajlar, geniş görüş ve geniş emek harcama alanı sağlaması sebebiyle popüler bir yaklaşım olmuştur. Bu yaklaşımda burun deliklerinin ortasındaki cildin en dar yerine V şeklinde kesi yapılır. Gözle görülür bir iz bırakmayan bu yöntem doktorların çoğunluğu tarafınca tercih edilmektedir. Ek olarak son yıllarda rinoplastinin popülerliği arttıkça meydana getirilen emek harcamalar ve cerrahi deneyimler gösterdi ki kapalı ameliyatların tek pozitif yanları ciltte kesi izi olmaması değildir. Cilt altındaki bağ dokularının, lenf akımının ve kıkırdak zarlarının korunması da önemlidir. Netice olarak hangi yaklaşımın tercih edileceği tamamen burundaki problemlerin hangi yöntemle daha etkili çözülebileceği ile ilgili olup her iki yöntem de hasta açısından ciddi bir olumsuzluğa niçin olmaz” diye konuştu.

Son Dakika Haberler